BAŞKAN ERDOĞAN KONUŞURKEN PRENS KAÇACAK YER ARADI

Osaka’da düzenlenen G20 Devlet Başkanları Zirvesi’nin ardından Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Türk gazetecilerin sorularını yanıtladı, çarpıcı açıklamalar yaptı.

BAŞKAN ERDOĞAN KONUŞURKEN PRENS KAÇACAK YER ARADI

Osaka’da düzenlenen G20 Devlet Başkanları Zirvesi’nin ardından Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Türk gazetecilerin sorularını yanıtladı, çarpıcı açıklamalar yaptı.

BAŞKAN ERDOĞAN KONUŞURKEN PRENS KAÇACAK YER ARADI
01 Temmuz 2019 - 11:22

Başkan Erdoğan, “Mısır’ın seçilmiş Cumhurbaşkanı Mursi’nin şüpheli ölümü, Mısır’daki idamlar ve Kaşıkçı cinayetini gündeme getirdiniz” sorusu üzerine şu yanıtı verdi:

Bu konuyu gündeme getirdiğim konuşmamda Muhammed Bin Selman (MBS) ya ben konuşurken ayrıldı ya da ben konuşmaya başlamadan ayrıldı. Burada kimse bu konulara girmiyor. Sisi de Muhammed Bin Selman da bunu bizden dinlemeli. Mursi’nin ölüm şeklini anlattık. Bakıyorsunuz buraya Sisi’yi çağırıyorlar. Ne diye çağırıyorsun? Bu ikiyüzlülüğü tüm dünyaya ilan etmemiz, hatırlatmamız lazım. Bir üçüncü konu da Kaşıkçı meselesi. Dünyada egemen güçlerin bir kısmı onu da gündemden düşürmeye çalışıyor. Birileri çok ciddi paralar dağıtıyor.

"Cemal Kaşıkçı cinayetinin üzerinin örtülmesine müsaade etmedik"
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin terörle ve kültürel ırkçılıkla mücadele konusundaki hassasiyetinin özellikle de adaletin tesisine verdiği önem sebebiyle olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu: "Biz bu hassas tavrı, geçen yıl vahşi bir cinayete kurban giden merhum Gazeteci Cemal Kaşıkçı hadisesinde de gösterdik. Birleşmiş Milletler (BM) ile iş birliği içerisinde çalışarak Cemal Kaşıkçı cinayetinin üzerinin örtülmesine müsaade etmedik. Geçen hafta kamuoyuyla paylaşılan rapor, cinayetle ilgili pek çok gerçeği açıkça ortaya koyuyor. Birleşmiş Milletlerin, Özel Raportör Callamard'ın raporunun arkasında durarak gerekli adımları atmasını bekliyoruz. Kaşıkçı cinayetinin, tüm yönleriyle aydınlığa kavuşturulması ayrıca en üstten en alta kadar sorumlularının tamamından hesap sorulması uluslararası toplumun öncelikli görevidir." Erdoğan, aynı şekilde Mısır'ın demokratik yollarla seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin şehadetinin de tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini vurgulayarak, 6 yıldır darbe mahkemelerinde yargılanan Mursi'nin şüpheli bir şekilde 16 Haziran'da duruşma salonunda vefat ettiğini hatırlattı.

"Yaklaşık yarım saat orada hiçbir müdahale yapılmaksızın ölümü beklenen Mursi konusunda darbecilerin yaptığı açıklamalar vicdanları tatmin etmekten uzaktır." diyen Erdoğan, G20 liderlerinden Mursi'nin vefatı karşısında, demokrasiye ve insani değerlere daha fazla sahip çıkmalarını beklediklerini kaydetti.

Mursi'nin adli tıp kontrolü yapılmadan defnedilmesinin düşündürücü olduğunu belirten Erdoğan, "Bu tür ölümlerde adli tıp kontrolü kesindir, bunun olması gerekir. Aksi takdirde burada şaibelerin olduğu açıktır, nettir ve bunun hesabını aslında Birleşmiş Milletler başta olmak üzere, tüm siyasiler üzerine gitmek suretiyle sormalıyız." dedi.

Bu tür olayların yapanın yanında kar kalması halinde dünyanın geleceğinin, dünya demokrasileri, dünya siyaseti açısından da tehlikeli olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti: "Zirve oturumlarında yaptığımız konuşmalarda da bunu muhataplarımıza ifade ettik. Üzülerek belirtmek isterim ki birçok Batılı ülke ve insan hakları kuruluşu, Mısır'daki darbe mahkemeleri tarafından verilen idam cezaları karşısında adeta üç maymunu oynuyor. Konu Türkiye olunca ortalığı ayağa kaldıranlar, darbeciler için bile idamın tartışılmasını kabul edilemez bulanlar, maalesef Mısır'daki idam cezalarına seslerini çıkarmıyor." 25 Şubat'ta 9 Mısırlı gencin idam edilmesinden sadece 5 gün sonra yapılan zirvede, AB üyesi ülkelerin Şarm el Şeyh'te bir araya geldiklerini hatırlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Avrupa Birliği üyesi ülkelerde idam yasak olduğu halde ve bu gençleri idam eden Mısır'ın başındaki zatın davetine katıldılar. Katıldıkları ana kadar da 45'i aşkın idam cezası Mısır'da uygulanmıştı ve bu çifte standardın en açık göstergesi de buraya katılmaları olmuştur. Bu zirve sırasında Avrupalı liderler darbecilerin elini sıkmakta hiçbir beis görmemiştir. Ne Kaşıkçı cinayetinin ne de Cumhurbaşkanı Mursi'nin şaibelerle dolu vefatının gündemden düşürülmesine izin verilmemelidir. Uluslararası basının tıpkı Kaşıkçı cinayetinde olduğu gibi Mursi'nin şüpheli ölümünün de üzerine cesaretle gideceğine inanıyorum." 

GÜNEŞ

YORUMLAR

  • 0 Yorum