• Reklam

ÇAKIR MAĞDURLARININ AVUKATI KONUŞTU

GÜNAYDIN'ın manşetten yayınladığı, oyuncu Deniz Çakır'ın alkollü halde üniversiteli başörtülü kızlara "Burası Arabistan mı?" diyerek sözlü tacizde bulunduğu haber, gündemi sarsmaya devam ediyor. 

ÇAKIR MAĞDURLARININ AVUKATI KONUŞTU

GÜNAYDIN'ın manşetten yayınladığı, oyuncu Deniz Çakır'ın alkollü halde üniversiteli başörtülü kızlara "Burası Arabistan mı?" diyerek sözlü tacizde bulunduğu haber, gündemi sarsmaya devam ediyor. 

ÇAKIR MAĞDURLARININ AVUKATI KONUŞTU
10 Ocak 2019 - 08:13

'O gece medyaya yansıyandan çok daha fazlası yaşandı'

'Deniz Çakır, önce inkarla başladı. Daha sonra algı operasyonları ile müvekkillerimi itibarsızlaştırmaya çalıştı'
'Öğrenci olan mağdurlar, çok üzüldü ve yıprandı. Sınav haftasında oldukları halde derslerine bile çalışamadılar'

Olay sonrası Çakır'dan şikayetçi olan başörtülü kızların avukatı Enes Bayraktar, olayın farklı mecralara çekilmek istenmesinden dolayı bir basın açıklaması yaptı. 

İşte o açıklama: 

"Müvekkillerim, 30 Aralık'ta ayakta dinledikleri Edis konseri çıkışında dinlenmek için oturdukları AVM'nin kafesinde, başörtüleri sebebi ile Deniz Çakır tarafından, bütün müşterilerin ve kafe çalışanlarının gözü önünde aşağılanarak tahkir edilmişlerdir.

 Kafe görevlileri yaşanan skandal sebebi ile gece boyunca defalarca müvekkillerimden özür dilemiş, özrün kabulü anlamında ise onlardan hesap almamışlardır. 

Geceye ilişkin kafenin kamera kayıtları ve görgü tanıkları mevcut. Olayın medyaya yansıması tamamen müvekkillerimin dışında gelişti. Ancak medyada yapılan çirkin benzetme ve hakaretler sebebi ile, olayın çeşitli kişi ve kurumlarca farklı mecralara çekilmek istenmesinden dolayı bir açıklama yapma gereği duydular.

'SANATÇI DA OLSA TOPLUMDAN GERİ'

Yaşananlar; sanatçı da olsa, bir insanın, zihin yapısı olarak toplumun çok gerisinde olabileceğinin göstergesidir. Deniz Çakır'ın önce inkar ile başlayan, sonrasında algı operasyonu ve müvekkilleri itibarsızlaştırma çabası ile yaptığı açıklamalar, gerçek dışı olmakla birlikte her şeye rağmen bir geri adımdır.

Müvekkillerim, Çakır'ın 'Tartışmanın, benim açımdan giyim, kuşam, türban, başörtüsü gibi kişisel tercih ve özgürlüklerle ilgisi yoktur, olmamıştır, olamaz da' şeklindeki açıklamasını hayata geçirmesini samimiyetle dilemektedir. Ancak ne yazık ki müvekkillerimin, Deniz Çakır tarafından başörtüleri sebebi ile maruz kaldıkları nefret söylemi tamamen gerçektir. 

Medyaya yansıyanlardan çok daha fazlası yaşanmıştır. Müvekkillerimin çoğu, kendisi yüksek sesle nefretini kusmaya başladıktan sonra o kişinin Deniz Çakır olduğunu fark etmiştir. Ortamda bir kutlama olduğunu ise kamuoyu açıklamasından öğrenmişlerdir. Deniz Çakır'ın, kendi ifadesi ile utanç verici olan eylemini yalan beyanlarla örtmesi imkansızdır. Yargıya intikal eden olayla ilgili soruşturma sırasında bütün gerçekler açıklığa kavuşacaktır."

'ÇOK YIPRANDILAR, ARTIK FİNALLERİNE YOĞUNLAŞACAKLAR'

AVUKAT Bayraktar, müvekkillerinin çok yıprandıklarını belirterek sözlerine şöyle devam etti: "Final haftasında olmaları sebebiyle dikkatlerini artık derslerine vermek istiyorlar. Çok üzülmüş olmalarıyla birlikte, yaşananların inanç ve yaşam tarzına saygı konusunda toplumu birleştirmesi onların tesellisi oldu."

YORUMLAR

  • 0 Yorum