• Reklam

DİLİPAK'TAN GÜNDEMİ SARSACAK KÖŞE YAZISI

Abdulrahman Dilipak bugünkü köşe yazisinda dikkat çeken Kovid algısının altında yatan gerçekleri açıkladı...

DİLİPAK'TAN GÜNDEMİ SARSACAK KÖŞE YAZISI
28 Mart 2021 - 17:30 - Güncelleme: 28 Mart 2021 - 17:44

Siz maske diyorsunuz, biz diyoruz ki, maske profesyonel, dar zaman ya da belli sektörlerde işe bağlı bir korunma yöntemi. Maskenin duruma özel olması gerekir. Maske takan bone de takmalı, eldiven de. Öksürüp hapşırınca değişmeli, en fazla 2 saatte bir değiştirilip tıbbi atık olarak imha edilmeli. Yoksa mikrobu yoğuşturur, sonra da bulaştırırsınız. Maske ele alınmaz, cebe, masaya konulmaz. Maskeyi yaşlılar, astım hastaları ya da akciğer yetmezliği olan kişiler takmamalı. Performans gerektiren işler yapılırken maske takarsanız, hem gaza, hem frene basmış olursunuz. Maske, hem de iki maske üst üste takanlar, bir de separatör takanlar var. Zaten siz yeteri kadar bırakın oksijen almayı, hava almıyorsunuz ki. Bu da hastalığı daha da ağırlaştırır, ölümcül hale getirir. Bu şekli ile bulaşı artırırsınız. Burnunuzu da içeri alacak şekilde maskeyi gözünüze kadar kapatırsanız, gözünüze sıcak karbondioksit püskürtmeye devam ederseniz, göz kuruluğundan, katarakt olmaya kadar göz sağlığına zarar verirsiniz.

Zaten görsel olarak toplumda psikolojik bası sonucu toplum “hastalık hastası oldu”. Gobbels tarzı bir propagandayla, toplumun belli bir kesimi “korku pandemisi”ne yakalandı. CoVID üzerinden aileler dağılma noktasına geldi. Eğitim dedikleri şey dibe vurdu. Bir cinnet toplumuna döndük. İntihar vakaları artıyor, orta direk yani esnaf perişan.. CoVID’i üretenler, bir taşla birkaç kuş vurdular.

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYIN


YORUMLAR

  • 0 Yorum