• Reklam

EKREM İMAMOĞLU: İSTANBUL, ANKARA'DAN YÖNETİLMEZ

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu başta olmak üzere çok sayıda CHP'li Ekrem İmamoğlu için İstanbul'da buluştu.

EKREM İMAMOĞLU: İSTANBUL, ANKARA'DAN YÖNETİLMEZ

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu başta olmak üzere çok sayıda CHP'li Ekrem İmamoğlu için İstanbul'da buluştu.

EKREM İMAMOĞLU: İSTANBUL, ANKARA'DAN YÖNETİLMEZ
27 Aralık 2018 - 12:31

İmamoğlu'nun konuşmasından satır başları:

Buradan, bu salondan bizi ekranlarının başında izleyen en küçüğünden en büyüğüne
tüm İstanbullulara sevgilerimi, saygılarımı yolluyorum.
Yine, Türkiye’nin dört bir yanındaki yurttaşlarımıza derin saygılarımı yolluyorum.
Bugün tarihi bir gün. Çünkü bugün burada tarihi bir yolculuğa başlıyoruz. Bu tarihi
yolculuğun sonunda birlikte zafere ulaşacağız. Bu yolculuğun sonunda kazanan
İstanbul ve tüm hemşerilerimiz olacak.
Beni bu onurlu göreve layık gören tüm Cumhuriyet Halk Partililere, İstanbul İl
Örgütüne, İstanbul’daki İlçe Örgütlerine, İlçe Belediye Başkanlarına, partimin
yöneticilerine ve Genel Başkanım Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na en içten şükranlarımı
sunarım.
Benzer şekilde bana büyük destek veren büyük aileme, eksiksiz tüm Beylikdüzü
halkına, benim güzel hemşerilerime en içten şükranlarımı sunmak istiyorum.
Değerli konuklar,
Müsaade ederseniz, konuşmamın bundan sonraki bölümünde sadece sizlere değil,
tüm İstanbullulara seslenmek istiyorum.
Değerli İstanbullular, kıymetli hemşerilerim,
Bundan tam 94 gün sonra oy kabinine girecek, perdeyi çekecek ve İstanbul’un bir
sonraki büyükşehir belediye başkanını seçme şansına sahip olacaksınız. O gün
kendinize üç basit soru soracaksınız:
Bu şehri gerçekten kim daha iyi yönetebilir?
Bu şehir daha iyi nasıl yönetilir?
Bu şehir nereden yönetilsin?
Sevgili İstanbullular,
İşte bundan tam 94 gün sonra yapılacak olan yerel seçimlerin ana eksenini
belirleyecek olan sorular bunlardır. Bu üç basit soruya sizlerin vereceği cevap,
sadece kendinizin değil; çocuklarınızın, büyüklerinizin, akrabalarınızın,
arkadaşlarınızın, meslektaşlarınızın ve şehirde yaşayan tanıyıp tanımadığınız
herkesin kaderini belirleyecek.
Ben İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına adayım. Çünkü, bu kentin geleceği
için değişim zamanının geldiğini ben de herkes gibi görüyorum. İstanbul için yeni bir
sayfa açmanın zamanının geldiğini de biliyorum.
Bu muhteşem kentte hayat, epeyce bir süredir akıl, sağduyu ve uzlaşmayı reddeden
bir yönetim anlayışıyla tam bir kaosa çevrildi. Bu kent, içinde yaşayanların hayat
kalitesini mahveden bir kabusa dönüştürüldü.
Doğası tahrip edildi. Kaynakları hoyratça yağmalandı. İnsanları kapalı mekanlara
hapsedildi. Ayrıştırıldı, kutuplaştırıldı.
İstanbul böyle devam edemez. Böyle yönetilemez. İstanbul bu yolla bir dünya kenti
olamaz. İstanbul bu yolla asla mutlu olamaz.
İstanbul 16 milyona yaklaşan nüfusuyla dünyanın en kalabalık 15. kenti. Gayrisafi
Milli Hasılamızın neredeyse dörtte birini, ülkede toplanan vergilerin yüzde kırkını
üretiyor. İstanbul, Türkiye ekonomisinin motor gücü. İstanbul durursa, Türkiye durur.
Bu şehre kimi metropol diyor, kimi mega kent… Ama İstanbul bunların hiçbiri değil.
İstanbul bir kentsel bölge. Tek odaklı değil, çok odaklı bir kentsel bölge… Bir havza…
Avrupa’daki pek çok ülkeden büyük… İstanbul tek başına bağımsız bir ülke olsaydı,
dünyanın ilk 25-30 büyük ekonomisi arasında yerini alırdı.
Bu yüzden, İstanbul Ankara’dan yönetilemez; yönetilemiyor!
İstanbul, iradesi bağlı yöneticiler tarafından yönetilemez; yönetilemiyor!
İstanbul eski model yöneticiler tarafından yönetilemez; yönetilemiyor!
İstanbul günü birlik yönetilemez, yönetilemiyor!

Bu şehir ancak, genç, dinamik, yeni nesil bir yönetici tarafından yönetilebilir.
Ben İstanbul’u yeniden küresel iddia sahibi bir marka kent haline getirmek için
adayım. İstanbulluların mutlu ve özgür olmaları için adayım.
İstanbul’un ekonomisini büyütmek, iş olanakları yaratmak ve gençlerin yeniden
umudu haline getirmek için adayım. İstanbul’u yaşanılır bir çevreye kavuşturmak,
dünyanın yetenekli insanlarını ve kalıcı yatırımları çekecek bir cazibe merkezi
yapmak için adayım.
Ben, cesaretimi bu kentin insanlarından alıyorum. O insanların, iyiye, güzele
duyduğu ihtiyaçtan alıyorum. Başarıyı görünce verdiği sonsuz destekten alıyorum.
Ben bu şehrin insanlarına, siz değerli İstanbullulara inanıyorum. Sizlere, gençlere,
kadınlara, emekçilere, esnafa, iş insanlarına, her yaştan, her kökenden, her hayat
tarzından hemşerilerime; en çok da bu şehrin o güzel çocuklarına inanıyorum…
Sandık başına gitmekten vazgeçmiş, ne yapsam olmuyor diyen, umutsuzluğa
kapılmış tüm hemşerilerime buradan seslenmek istiyorum. Yok öyle şey! Birlikte
çalışacağız ve birlikte kazanacağız. Zafer hepimizin olacak, başaracağız.
Ben İstanbul gibi devasa bir kenti yönetmeye talipsem, hem de "İstanbul'u
herkesten daha iyi ben yönetirim." diye iddiamı yüreklice ortaya koyuyorsam,
bunun nedeni benim etrafımda kendiliğinden oluşan ve her geçen gün çığ gibi
büyümekte olan büyük İstanbul İttifakıdır... Her siyasi görüşten insanın bir araya
geldiği İstanbul İttifakıdır.
İşte tüm bu insanların bana ve yaptıklarıma değer vermelerinden, sonsuz
desteklerinden geliyor bu cesaretim… Annemden, babamdan, eşimden,
çocuklarımdan, akrabalarımdan, çocukluk arkadaşlarımdan, siz dava
arkadaşlarımdan, yol arkadaşlarımdan geliyor bu cesaret…
Değerli İstanbullular,
Ben, bu kentin ömrü yollarda geçen çileli insanları, 5 yıl sonra karşıma çıksınlar ve
"Trafikte sayende insan olduğumu hissettim." desinler diye adayım.
Bu kentin sahipsizleri, işsizleri, düşük gelirlileri, esnafları, gençleri, kadınları,
erkekleri, çocukları, emeklileri 5 yıl sonra karşıma çıksınlar ve "Belediyemden hizmet
alırken, kreşe çocuğumuzu verirken, haklarımızı kullanırken insan olduğumuzu
hissettik. Allah senden razı olsun." desinler diye adayım.

Ben bunu İstanbul’un en güzel ilçelerinden birinde başardım. Sadece 5 yılda,
insanların bunu dediğine binlerce kez şahit oldum.

kaynak: gerçek gündem

YORUMLAR

  • 0 Yorum