HASAN KAYA

HASAN KAYA

Yazıyorum

1915 BOĞAZ KÖPRÜSÜ VE UMURBEY BENZİNLİĞİ 

16 Mart 2022 - 10:57

                                                                (Benzer bir iş) 
                                     

18 Mart 2017 tarihinde temeli atılan ve Dünya’nın en uzun açıklığına sahip olan ülkemizin milli gururu, Çanakkale’mizin hayali 1915 Boğaz Köprüsü ve bağlantılı otoyollar 18 Mart 2022 Cuma günü Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından hizmete açılıyor.
 
Yıllardır boğaz trafiğindeki uzun kuyruklardan, karda kışta, sıcakta feribot beklemekten bunalmış olan Çanakkale halkı ve bu güzergahı kullanan herkesi Boğaz Köprüsünün hizmete açılması sevindirdi. 

Muhalefet cenahı her hizmete muhalif oldukları gibi Boğaz Köprüsünü de görmezden, duymazdan gelmeye, yok saymaya ve eleştirmeye devam ediyorlar.  

Aslında gelişmiş demokratik ülkelerdeki muhalefet partileri iktidar alternatifi oldukları için ülkenin sorunları ile ilgilenir, ülkenin sorunlarını kendi sorunları gibi kabul ederler ve milli çözüm önerileri sunarlar. 

Bizdeki muhalefetin iktidara gelmek gibi bir düşüncesi ve gelebilme ihtimali de olmadığı için işin kolayına kaçıp, Beşiktaş’ın her şeye karşı olan Çarşı Taraftar Grubu gibi “iktidarın her yaptığına karşı” anlayışı ilemuhalefet etmeyi tercih ettiğinden algıya ve yıkıma dayalı, ömür törpüsü alameti farika bir muhalefetimiz var. 

Şanlıurfa'da/Diyarbakır’da Büyükşehir'i bize verin elektriği çiftçiye bedava vereceğim diye iyi niyetten uzak elektrik faturası ödeme alışkanlığı olmayan bölgeye vaatlerde bulunuyor ama İstanbul, Ankara, İzmir ve Çanakkale gibi belediyelerde gelin çiftçiye elektriği bedavaya verelim diye AK Parti tarafından verilen teklifler ret ediliyor veya kanuna uygun olmadığı için gündeme alınmıyor... 
 

Kolaycı, suyu bulandırmak suretiyle lafla peynir gemisi yüzdürmek teorisi üzerine sürdürülen milli olmaktan uzak muhalefet anlayışı zaman içinde iktidarın yaptığı her icraatı “istemezük” mantığına dönüşen müzmin bir muhalefet bloğu oluştu. 

Halk, her şeyin farkında. Kimin ne yaptığının, kimin ne yapacağının farkında, olayları ve yaşananları da çok ince bir ironi ile tiye alıyor. 

Yaklaşık bir yıl önce Çanakkale Boğaz Köprüsünün hemen yanı başındaki Umurbey Beldesinin CHP’li Belediye Başkanlığının yıllardır hizmette olan  belediye benzinliğini her fırsatta karşı çıktıkları, karşı olduklarını beyan ettikleri yap işlet devret modeli benzeri bir sistem ile 20 yıllık cüzi bir kira ile bakım onarımı karşılığında yaptırılmasından sonra CHP Genel Başkan Yardımcısının, Milletvekili ve çevre il ve ilçelerden  gelen CHP’liler tarafından yeni yapılmış gibi hizmete açılmasını haber yapan yerel gazetenin yaptığı habere takan köylü bir amcamızın  köy kahvesindeki TV’de  Tayfun Doruk’un reklamı ile bağlantılı bunu  dalgaya almasındaki ironiyi Çanakkale 1915 Boğaz Köprüsünün açılışı öncesinde paylaşmak istedim... 
  
TV reklamlarındaki Finans Uzmanı Tayfun Doruk tiplemesi ile yaptığı sıradan bir işi dünyayı döndürmek olarak tanımlayarak abartan bir reklam vardı. 

Ziyarete gittiğim köyün kahvesinde bu reklam başladığında bir anda herkes sustu. Oyun oynayan oyunu, sohbet eden sohbetini kesti. Yaşlı bir amca yerinden kalktı, TV’nin yanına gitti, reklamın bitmesini bekledi. 

Beraber oturduğumuz köy muhtarına ne oluyor dercesine baktım. Muhtar, bekle anlamında bir işaret ile TV’yi gösterdi ... Olanları merakla izlemeye başladım...TV’de bahsettiğim reklam gösteriliyordu.  

Tayfun Doruk uçağa bindiğinde yanındaki yolcuya:  

“Tayfun Doruk’u tanır mısınız?” diye tepeden bir bakış ile soruyordu. 

“Yok” cevabını alınca bu defa görgüsüzce bir emri vaki ile elini uzatıyor ve 

“Artık tanıyorsunuz?” diye sanki kendisini tanımanın bir ayrıcalıkmış gibi hastalıklı bir ruha halinin tezahürü ile kazların kabarmasına benzer bir  çapsızlıkla kendisini tanıtıyordu...  

“Merhaba ben Tayfun Doruk, Finans Uzmanı asıl işim dünyayı döndürmek de denebilir” deyince... Karşısındaki muhatabından, 

“Anlamadım” cevabını aldığın da 

 “Şu domates suyunun kredisini ben çıkardım. Şu az önce geçen kadın var ya onun otomobil kredisini ben imzaladım” 

“Ne güzel” 

 “Siz ne iş yapıyorsunuz” 

“Benzer bir iş” 

Hıh... Nasıl benzer bir iş?”  

“Siz bu uçakta 15 kişiye kredi veriyorsunuz ya “evet” biz bu uçağın kendisine kredi veriyoruz. Havalimanlarına, köprülere finansman sağlıyoruz. “Evet” musluktan akan su var ya işte biz o suyun geldiği baraja kredi veriyoruz.”   

“Yoksa siz” 

“Evet biz...  Bankasıyız.” 

Diye devam eden monolog ile uçağa bindiğinde yaptığı işi dünyayı döndürmek olduğunu zanneden ve hastalıklı bir ruh hali ile kendisini çok önemseyen Tayfun Doruk’un duyduklarından sonra havası sönmüş balon misali yaşadığı mahcubiyet ile battaniyesinin altında kaybolması üzerine... 

TV’nin başında reklamı ayakta izleyen amca: 

“Aha bizim CHP’de bunun aynısı... Umurbey Benzinliğini sağmal inek gibi 20 yıllığına boya badana karşılığında kiraya vemişle bide utanmadan açılış yapıyola... 

Burunlarının dibindeki Boğaz Köprüsünü görmüyola...Şantiye WC’si kadar masarif yapmadıkları yılların benzinliğini bize yeni diye cumbur cemaat açılış yaparak yutturma çalışıyola... 

Neymiş Boğaz Köprüsüne geçiş garantisi vemişler... Adamlar babasının hayrına yapıp bıraksala iyi olacaktı. Binlerce mühendis, işçi çalışacak, çimentonun torbası bi kucak para, betona demire para verecek ama köprü bedava olacak...Ne de va öle bi dünya. 

Sen neden Umurbey Benzinliğini bedavaya yapıvecek adam bulmadında boya badana karşılığı, apartman kirası kadar kira ile  20 yıl ipotek ettin...Sonrada bu halk bize neden oy vemiyodiyola... Yok size oy moy diye yaptığı ironiyi hiç unutamadım. 

TV’de Tayfun Doruk tiplemesi ile yaptığı işi dünyayı döndürmek olarak değerlendiren reklamı ne zaman görsem o köylü amcayı hatırladım. 

Bu halkı kimse hafife almasın...   

Bu halk kendine gerçekten hizmet yapanları ve yapıyor (MUŞ) gibi algı çekenleri de kimin ne yapacağını ne yaptığını ve ne yapamayacağını da çok iyi biliyor... 

Bence bu şartlarda kimsenin şansını fazla zorlamasına gerek yok gibi me geliyor... 



 

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Mustafa Ak
    4 ay önce
    ilk önce ellerine sonra kalemine saglik Hasan aga tam yerine oturmus herzamanki gibin...