• Reklam
HASAN KAYA

HASAN KAYA

Yazıyorum

DİK DURUN!

21 Şubat 2021 - 19:18

1980 öncesi askeri darbeye dayanak olan, binlerce gencimizi kaybettiğimiz sağ-sol kavgaları, askeri darbe yapıldıktan sonra bıçak gibi kesilmişti. Ülkemize ayak bağı olması için yerli ve dış bağlantılı birçok terör unsurunun birleşeni ile semirtilmiş PKK terör örgütü ülkemizin başına bela edilmişti. 
 
Dış bağlantılı ve destekli kurulan PKK terör örgütü bölge ve ülke genelinde yatırımları engellemek suretiyle ekonomiye ve kalkınmamıza darbe vurmuş, bölge halkına da gün yüzü göstermemiştir. Vur kaç taktiği, sinsice kurduğu pusular ve haince saldırılar ile de asker, öğretmen, kamu görevlisi, sivil halktan olmak üzere binlerce vatandaşımızı şehit etmiştir. 
  
PKK terör örgütünün kravatlı ve fularlı temsilcileri de barış, güvercin, bülbül nutuklarıyla zaman zaman kendi kurdukları partiler ile kazanmaya güçleri yetmediği zamanlar da başka partilerin kontenjanından seçilerek TBMM’nde temsil edilmesi gibi dünyanın başka hiçbir ülkesinde görülemeyecek bir garabetler yaşanmış ve halen de yaşanmaktadır.   
 
Her zaman olduğu gibi Gara Katliamında da bazıları katile katil, caniye cani, teröriste terörist dememek, yol arkadaşları ile dostluklarının zarar görmemesi için konuyu asıl mecrasından uzaklaştırabilmek adına canhıraş bir şekilde saf ayağına yatıp, milleti de aptal yerine koyup, konuyu saptırmak ve sulandırmak adına nasıl canla başla çabaladıklarına şahit olduk.   
 
Bu beyhude gayretlerin PKK’nın terör saldırılarına halk nezdindeki oluşan öfke patlamasını engellemek ve nefreti kırmak adına yapılan algı ve etki ajanlığı girişimlerinin halkın gözünde ve vicdanında nasıl karşılığını bulduğunu görmek için Toroslardaki Mersinli şehit anasının gözlerinin içine dikkatlice bakmak ve sözlerine çok iyi kulak vermek gerekir.  
 
Ayrıca Yeni Şafak gazetesinin “Tabuta Sığmayanlar” ismi hazırladığı ve YouTube’de paylaşıma sunduğu yüzlerce şehit anasının, ailesinin ve evladının röportajlarını izlemenizi tavsiye ederim.  


İnsan doğası gereği şehit oğlunun cenazesinde feryadı figan etmesi beklenirken Toroslardaki eli öpülesi anamızın yavrusunun acısına tuz basarak, vakur ve anlam yüklü bir şekilde cenazeye katılan hükümetin bakanına “Dik durun” diye ortaya koyduğu irade beyanı, Türk analarının ve sessiz çoğunluğun sesi oldu. 
 
Türk töresine göre özelde İçişleri Bakanı Süleyman Soyluya, genelde ise memleketini kutsal sayan bütün vatanseverleri kapsayan bu muhatabı için derin anlamlar ifade etmekte ve büyük bir sorumluluk gerektirmektedir. 
 

 
Diyarbakır analarının sesini duymayan, görmezden gelenler, yok sayanlar, Toroslardaki şehit anasının “Dik durun” çağrısını da görmezden, duymazdan ve anlamazdan geldiler. Aslında bu yok sayma gayreti çağrıyı önemsemediklerinden değil de işlerine gelmediği ve ne anlama geldiğini çok iyi bildikleri için susuyorlar...  


Güya ekmek almaya giderken(?) polise taş atan çocuğu kahramanlaştırmak için algı aktivistliği yapanların, Toroslardaki ananın “Dik durun” çağrısını etkisizleştirmek için karşı propaganda olarak: “başlarım sizin kutsal ölümünüze” benzeri barış, güvercin, eşitlik, halkların kardeşliği gibi altı doldurulamayan boş sloganlar ile algı operasyonlarına vakit geçirmeden başladılar.   


Sonuç olarak iktidarı, muhalefeti, vatanseveri, herkes şapkasını önüne alıp düşünmesinin vakti gelmiş ve geçmiştir. Bu nedenle terör ile arasına mesafe koyamayan, her fırsatta Türk polisine taş, tekme ve yumruk ile saldırmak için fırsat kollayanlar ile arasına mesafeyi koymalı ve ilişkilerine de çeki düzen vermelidir. 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum