EL BİRLİK SEFERBERLİK
HASAN KAYA

HASAN KAYA

YAZIYORUM

  EL BİRLİK SEFERBERLİK

16 Ekim 2019 - 06:32

Türk töresinde yüz yıllardan beri süregelmiş, günümüzde de devam eden bir geleneğimiz vardır.  “Ordu sefere çıktığı zaman, tartışmalar biter. Ordunun arkasından sadece dua edilir, muzaffer olmaları dilenir. Bunun aksini, yapanlar, saçma sapan konuşanlar ve toplum içinde fitne fesat yaratmaya çalışanlara "Vatan Haini" denir.”  

Bu günde yapılması gereken tam budur. Ordumuz sefere çıktığı için susulacak, dua edilecek, muzaffer olması dilenecektir. Cephe arkasındaki dua ordusu ve halk olarak yapmamız gereken fitne, fesat ve kargaşa çıkarmak isteyenlere birlik ve beraberliğimizin bozulmaması için engel olmaktır.

Çünkü bazı insanlar, bilerek veya bilmeyerek, tarihin her döneminde olduğu gibi bu günde sureti haktan görünüp, her fırsatta fitne ve fesat çıkarmak için bütün hünerlerini sergileyeceklerine şüpheniz olmasın. Halk olarak da buna engel olmak bize düşmektedir.
 
Kahraman Ordumuz, şu anda seferde. Yakın tarihimizde Çanakkale’de olduğu gibi yedi düvele karşı tek başına kahramanca mücadele ediyor.  Mehmet Akif’in tabiri ile: “Eski Dünya, Yeni Dünya bütün akvam-ı beşer.” Güzel Ülkeme el birlik saldırıyor.

Neden bugün sınır ötesine bir operasyon yapılma ihtiyacı duyulmuştur? Bunun neden ve sebepleri aklıselim olan herkes tarafından bilinmektedir. Yaşananları daha net ve doğru olarak okuyabilmek içinde Türk Tarihinin dününü bugünü ve dünya gerçekleri ile beraber değerlendirmek gerekir.

Allah ordumuzu, muzaffer eylesin. Mehmetçiğin tırnağına taş değmesin inşallah. Ülkemizi de her türlü fitne fesat ve beladan muhafaza eylesin. Allah, birlik ve beraberliğimiz daim eylesin… (Âmin)

İslam coğrafyasının paramparça edildiği, yerden mantar gibi kabile devletlerinin kurulduğu, Müslüman devletlerin, bütün yeraltı ve yer üstü kaynaklarının talan edildiği 1. Dünya Savaşı sonrasında, bütün devletler gibi Ülkemizde kendi iç sorunlarına yoğunlaştı. Misak-ı Milli sınırlarımız içinde kimseye bulaşmadan etliye sütlüye karışmadan, rahat, barış ve huzur içinde yaşayabileceğimize sandık. Oysaki ortada “Su Uyur, Düşman Uyumaz” diye bir gerçek vardı. Kafamızı kuma sokarak görmezden gelme cabamız bu gerçeği değiştirmedi.

Dünyadaki emperyalistlerin doymak bilmeyen aç gözlülüğü, çevremizde yaşanan gelişmeler bunun mümkün olamayacağı gerçeğini rehavetimiz ve gafletimiz nedeniyle göremedik. Yüzyıllardan beri birlik ve beraberlik içinde kardeşçe yaşadığımız, Kürt kardeşlerimiz ile emperyalistlerin kışkırtması ve desteği ile kurulan PKK belası, büyüdü, büyüdü başımıza püsküllü bela oldu. Geldiğimiz sonuç da ortada.

Şimdi geçmişe takılıp sonu gelmeyecek ve ucu açık tartışmalar ile havanda su dövmek yerine gerçeklerle yüzleşmemiz gerekir. Ordumuz başımıza bela edilen ve sınırlarımıza bitişik kurulmaya çalışılan Kürt devleti oyununu bozmak için seferde. Ama yeterlimi? Tabi ki hayır, savaşlar eski savaşlar gibi değil. Çünkü öldürücü silahlar ile yürütülen askeri savaşlar ile birlikte günümüz de algı operasyonları ile de üstünlük sağlanmaya çalışılıyor.

 Ülkemiz uluslararası platformda, siyaseten yalnızlaştırıldığımızı görüyoruz. Artık her zaman yanımızda olan, Kaddafi’nin Libya’sı, Afganistan, Bosna-Hersek vb. Müslüman ülkeler yok. Irak, Tunus, Cezayir, Ürdün ise kendilerine hayrı yok. Mısır, BAE, gibi halkı Müslüman, yöneticileri,  ABD’nin güdümünde kukla yöneticiler olduğu için, İslam diye bir düşünceleri olmadığından karşı safta yer almış olduklarını üzülerek görüyoruz.
 
Bunun içinde bugün İslam kardeşliğimi? Kan kardeşliğimi? Diye dipsiz ve ucu acık bir sorgulama furyası devam ediyor. Bugün Mısır da, darbeci Sisi’nin yerinde  % 52 halk desteği ile seçilmiş Mursi olsaydı, Mısır tabi ki Türkiye’nin yanında yer alacaktı.   Ama Mısır’ın başındaki gibi ABD Kuklası yöneticisi olan bütün ülkeler bugün Filistin ‘de dahil olmak üzere harekâtın karşısında yer alıyor.

Dost bildiğimiz, din kardeşimiz dediğimiz devletler tarafından yalnız bırakılmış olmamız haklı davamızda bizleri ümitsizliğe düşürmemelidir. Çünkü emperyalistlere buyurun sınırlarımızı istediğiniz gibi çizebilir,  Ortadoğu’da çıbanbaşı olacak, büyük İsrail projesine hizmet edecek sözde “Kürt Devletinin” kurulmasına müsaade mi edilecekti? Tabi ki hayır.    

Çözüm, Ülke olarak “El Birlik Seferberlik”

YORUMLAR

  • 0 Yorum