• Reklam
HASAN KAYA

HASAN KAYA

Yazıyorum

SULAR KİMİN İÇİN ISINIYOR?

05 Ocak 2021 - 20:09

SULAR KİMİN İÇİN ISINIYOR?

Güzel ülkemde yine kaos tamtamları çalmaya başladı. Totemler ritüelleri gereğince kaos danslarını yapıyorlar. Ateşin yakılacak yerlerinde gerekli hazırlıklar yapıldı, kara kazanlar yerlerine konuldu. Ateşin yanması için rüzgar ve kıvılcım bekleniyor... Kıvılcım için içten dıştan, sağdan soldan salvolar yapılıyor... Gazete sürmanşetleri, başörtü/türban tartışması, Boğaziçi Üniversitesindeki öğrenci kalkışması, şimdiye kadar hiç hayra soluğu görülmemiş, İmamoğlu/ Kaftancıoğlu ikilisinin Gezi benzeri kalkışmayı organize etme gayretleri ve destek açıklamaları...

Şimdi... Düğün değil, bayram değil, seyran değil, seçim zamanı ise hiç değil, öyleyse bu tamtamlar nereden çıktı? Bu canhıraş gayretler neden? Kara Kazanlar neden ateşe sürüldü? Sular neden ve niçin ısınıyor? Daha açık bir ifade ile ülkenin başına hangi çoraplar örülmeye çalışılıyor? Bu soruların cevabını bulabilmek için günümüzde akla zarar, peşin sıra yaşanan bir dizi karmaşık olayları ve bunlara paralel olarak ortaya çıkan vahim durumu iyi irdelemek ve gelişen olayları dikkatlice tahlil etmek gerekiyor...

Leş gibi kumpas, tezgâh kokan, acayip ve garaip olaylar birbirinden bağımsız, ilgisiz ve alakasız gibi duruyorsa da desenlerine ve ortaya koydukları argümanlara bakıldığında çorabın aynı tezgâhta dokunduğu bariz bir şekilde anlaşılıyor. Bu nedenle sonuca ulaşmak için son olaydan yani Can Ataklı’nın ağzındaki baklayı çıkardığı sözlerini iyi okumak ve satır aralarında ki verilmek istenilen mesajı iyi irdelemek gerekiyor...

Can Ataklı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın görevi bırakması için "Darbe ihtimalini en az görenlerdenim. Darbe, hem de bugünün koşullarında darbe yapabilecek kabiliyet yok" dedi ardından politik isteğinin gerçekleşmesi için Türkiye'nin başına gelmesi gereken felaketleri sıraladı. Ataklı'ya göre Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın görevi bırakması için olması gerekenler şunlar: - Büyük bir doğal afet, büyük bir deprem, başka bir doğal felaket… - Çok büyük sel, çok büyük yangınlar… Hani Avustralya'yı yakan yangın vardı ya o kadar büyük yangınlar, deprem, çok büyük can kaybına yol açacak sel felaketi gibi… - Ama en korkutucu olan Türkiye'nin bir askeri başarısızlık elde etmesi. Akla zarar bu sözlerin mantığını normal şartlarda anlayabilmek ve değerlendirmek mümkün değil. Çünkü Türkiye demokratik bir ülke...

Gitmesini istedikleri Erdoğan da bu ülkenin %51,79 vatandaşın oyu ile seçilmiş Cumhurbaşkanı. Görev süresinin bitmesine de hayli zamanı var... Demokrasilerde kural bellidir. Erken seçim kararı alınmadıkça süresi geldiğinde sandık halkın önüne konur, halk sandığa gider, kendisini yönetecek kişiye seçer, sandıkta en çok oyu alan seçilir. Halkın seçtiğine diğer kesim de demokrasinin kuralı gereği sevse de sevmese de halkın tercihi gereği kabullenmek zorundadır. Kısacası halkın seçtiğini göndermenin tek yolu ve yeri yine sandıktır. Erdoğan'ı göndermek isteyenlerde sandık halkın önüne konulduğu zaman aday olacaklar ya da rakibini destekleyecekler %51 oyu alacaklar ve gönderecekler... Bu kadar basit. Bir sürü laf kalabalığına, kumpas senaryosuna hiç gerek yok.

Can Ataklı’nın bu sözlerini kim nasıl yorumlar, hayra mı şerre mi tevil eder bilemiyorum, aslın da bu açıklamalar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ını 2023 yılında da sandıkta deviremeyeceklerini rakipleri tarafından da açık ve net olarak anlaşıldığının itirafından ibarettir.

Bu nedenle de demokratik yollar ile Erdoğan'ı sandıkta yenemeyeceklerini anladıklarından faşist yöntemler ile göndermek için geriye kalan akla zarar seçenekleri sıralıyorlar. Türk Ordusunun Kuzey Irak’ta, Suriye’de, Libya’da, Mavi Vatan Akdeniz’de Ülkemizin milli çıkarları için sıcak mücadelenin içinde olduğu bir zamanda, Biden’in dostlarım dediği yardımcı oyuncuların perde arkasından sufle verircesine “eşeğin aklına karpuz kabuğu getirilmesi” gayreti olarak değerlendiriyorum.

YORUMLAR

  • 0 Yorum