HASAN KAYA

HASAN KAYA

Yazıyorum

TEMCİT PİLAVIMIZ: İRTİCA       

30 Aralık 2021 - 11:29

 Türklere Anadolu’nun kapısını açan Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan, “Ey Bizans'ın mağlup İmparatoru Romen Diyojen! Sen hiç tarih okur musun?  Diye sorar. 
 
Diyojen: “Hayır! Tarih okumam. Niye sordunuz ki?”  
 
Sultan Alparslan: “Çünkü tarih okumayan ve tarihini bilmeyen bir insanın sonu, senin ki gibi, mağlubiyet olur!"   
 
Evet, bu nedenle ara sıra da olsa tarih okumak, geçmişi hatırlamak; günümüzdeki yaşanan olaylar ile geçmişteki yaşanmışlıklar arasında bağlantı kurarak değerlendirmek, sonuç çıkarmak ve en önemlisi de ibret ve tedbir almak gerekir. 
 
Küreselci Biden; çıkarlarına hizmet etmeyen, Ortadoğu'daki Küresel müesses nizamına engel olan Erdoğan’a takmış vaziyette... Bunu eskiden olduğu gibi gizli kapaklı yapma ihtiyacı duymadan aleni ve apaçık göstere göstere söylüyor ve yapıyor... Bildiğiniz gibi Türkiye’deki muhalefeti destekleyerek Erdoğan’ı devireceklerini ilan etti... 
 
Türkiye’de ki muhalefette dış destek olmadan halkın kendilerini seçmeyeceğini, sandıktan çıkamayacaklarını bildikleri için Küreselci Biden’in desteği ile iktidara geleceklerine öyle inanmışlar ki çakı bulmuş çocuk gibi seviniyorlar... Bol keseden seçim vaatleri ile umut tacirliği yapıyorlar. 
 
Yalnız Türkiye eski Türkiye, Erdoğan’da şapkasını alıp giden eski liderler gibi olmadığı için Küreselci Biden’in Amerika’daki hesabı Türkiye’de bir türlü tutmuyor... Hesaplar karışıyor, kumpaslar ve algılar işlemiyor... Ters tepiyor...  
 
En önemlisi de Türk halkı eski halk değil... Darbeye direniyor...Seçtiğine sahip çıkıyor… İradesini tanımayanlar ile de arasına mesafe koyuyor, haddini hududunu bildiriyor. Kimin kiminle iş tuttuğunun, kimin Küreselci Biden’ın kayığına binmek için dokuz takla attığının farkında... 
 
Halk, kurulan kumpasları bozuyor. Kurgulananları da biz bu filmleri çok gördük yeni senaryolarla gelin can cazım diye dalgasını geçiyor...     
 
Ülkemiz, adı konulmamış ekonomik bir taarruz ile karşı karşıya kaldı. Geçen hafta “Ekonomik Karakış ve Yangınlar” başlıklı yazıda 270 noktada dikkat çekici bir şekilde çıkan/çıkarılan yangınlar ile ülke ekonomisine yapılan ekonomik taarruzu birlikte değerlendirmiş ve ikisinin de geri teptiğini, yapanlarının, sevinenlerinin, destekleyenlerinde deşifre olduğunu belirtmiş ve: 
 
“Ancak hesap başka ve dalgalar da büyük...  
  
Belediye seçimleri öncesi domates, patates, soğan ile geldiler...   
 
Şimdi Dolar, Euro, yağ, un ve zeytin ile topyekûn her taraftan gelmeye başladılar...  
 
Şimdilik umduklarını bulamadılar ve tsunami olama- 
dan geri çekildiler... Ama deşifre oldular… 
 
Vazgeçerler mi? Hayır…  
 
Vazgeçmeyecekler…  
 
Bundan sonra hangi argüman ile geleceklerini, şapkadan hangi renk tavşan çıkaracaklarını hep beraber göreceğiz...”  Diye bitirmiştim. 
 
Bu bağlamda her ne kadar karşı mahalledekiler her zamanki gibi “ne soğan yemiş, nede soğana kokmuş” taklidi ile “...mış” gibi yapsalar da yedikleri son darbe nedeniyle vücut kimyalarının bozulduğu her hallerinden görünüyor. 
 
Kimisinin yüzü çarşamba pazarına dönmüş vaziyette ekranlarda arzı endam ediyor, kimisi de köşesinde bayan olduğu halde ağıza alınmayacak küfürler ile “rezil kepaze olduk ama çaktırma yoldaş” tavrı ile darmadağın olduklarını geçiştirme gayretiyle öfkesini gizlemeye çalışıyor. 
 
Şimdiye kadar hiçbir yaptıkları, planladıkları tutmuyor, hiçbir şey dedikleri gibi olmuyor. İşler istedikleri gibi gitmiyor. Halk inanmıyor ve her türlü kaos senaryosunu geri püskürtüyor. 
 
Fonlanmış, semirmiş Küreselci Biden severlerin yenildik, dağıldık, ifşa olduk diye köşelerine çekilip ümitsizlik içine yeisse düşüp daha fazla rezil olmadan yaptığımız kepazeliklerden vazgeçelim diyeceklerini mi sanıyorsunuz? 
 
Yanılıyorsunuz...! 
 
Yarım asırlık yaşanmışlık ile edindiğim tecrübeler beni yanıltmıyorsa- ki Allah’a şükür şimdiye kadar yanıltmadı- önümüzdeki günlerde düzmece bir “İrtica” furyası ile yapacakları yeni bir taarruza hazırlıklı olmanızı öneririm.  
 
Şimdi durduk yerde bu irtica nereden çıktı derseniz ulusal ve yerel gazetelerdeki malum irtica senaristlerinin, irtica haberlerinin cengâver yazar-çizer takımının 2022 yılında temcit pilavı gibi tekrar tekrar ısıtıp ısıtıp önümüze koydukları irtica haberleri için kalemlerinin uçlarını sivriltmeye başladıklarını, satır aralarındaki yazdıkları ile nur topu gibi yeni bir irtica gündeminin kucağımıza bırakmak üzere hazırlandıklarını görebilirsiniz.  
 
Göremedim, görmedim diyenlere de ülkemizdeki pespaye irtica senaryolarının hazırlandığını, uygulandığına dair tarihi süreci tekrar gözden geçirmelerini öneririm. 
 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum