• Reklam
HASAN KAYA

HASAN KAYA

Yazıyorum

Yangın Kaosunun Çocukları

04 Ağustos 2021 - 14:08


Dünyamız yanıyor…

Bunun yanında Korona tehdidi ise geçmiş değil, haladevam ediyor…

Ülkemizin de 119 noktasında yangın çıkmış/çıkarılmış... Söndürülüyor, tekrar yanıyor/yakılıyor…  Ormanlarımız, milli servetimiz; yılların emeği yeşil vatanımız ve ciğerlerimiz cayır cayır yanıyor/yakılıyor... İnsanlarımız ölüyor, hayvanlar telef oluyor... halkın evi barkı, ekili dikili alanları kül olmuş... Bazıları da fırsat bu fırsat diye saçlarını tarıyor... 

                                                                                                    
PKK yandaşı “Ateşin Çocukları İnisiyatifi” denilen sapkın grup; ormanları yaktığını kabullenmesine ve yangın yerlerinde barut torpilleri bulunmasına rağmen saçlarını tarayanlar PKK’yı korumak, kollamak ve İttifak ortaklarının uzantısı “PKK yaktı” dememek adına dokuz takla atıyorlar. Yalanın, manipülasyonun, dezenformasyonun her türlüsü ile bebek katili, orman kundakçısı PKK’yı temize çıkarma gayreti ile her türlü çirkinliği yapıyorlar. 
 

Yakmamış olabilirler... Yakmak isteseler de ormanlar ateş almamış olabilir. Net bir şey yok... Afganlılar yakmış olabilir... Gibi eli kanlı terör örgütü PKK’yı temize çıkarabilmek adına eveleyip geveliyorlar... Saçmaladıklarının, halkın kendilerine inanmadığının kendileri de farkında ama ittifak ortakları PKK’nın oyunu alabilmek için toz kondurmuyorlar, konduramıyorlar. 
 

Ülkemizin ormanları cayır cayır yanar iken onlar laf ebeliği ile beyhude bir çaba ile saçmalamaya devam ediyorlar. Yok efendim THK’nin uçakları imiş... THK’ya Kayyım atanmışta, oda düğüne gitmişmiş... Ulaşamamışlar... Çaymış, şekermiş, kahveymiş... Rantmış, otelmiş…
 

“Cambaza bak”kurnazlığı ile dikkatleri başka tarafa çekebilmek gayreti ile yalanın, dolanın, manipülasyonun bini bir para gırla gidiyor. Yalancılığın Oscar’ı yapılsa, saçlarını tarayan bu kesim gösterdikleri performansları ile her yıl rakipsiz olarak Oscar’a aday gösterilirler ve ödülü de kimseye kaptırmazlardı. 
 

Yaptıklarınızdan ve konu ile ilgili beyanlarınızdan Allah’tan korkmadığınızı biliyoruz da hiç kuldan utanmanız da mı kalmadı? İnsanının yaradılışında var olan vatan sevgisinin zerre kırıntısı da mı kalmadı? Ülkenin ormanları cayır cayır yanarken saçlarınızı taramaya hiç mi utanmıyorsunuz?   
 
 
Otuz binden fazla fidan gibi vatan evladını kahpece şehit ettiniz, cennet vatanımızı kan gölüne çevirdiniz, binlerce ocağı söndürdünüz, kana doymadınız mı?  Her yıl hektarlarca ormanı yaktınız, Meydanlara çıkıp haktan adaletten insan ve hayvan sevgisinden nutuk atmaya, Kaz Dağlarına gelip çevreci ağzı ile konuşurken iki yüzlülüğünüzden hiç mi utanmadınız? 
 

Orman bu… Yemyeşil orman...! Ağzı yok, dili yok… Tüm insanlığın değeri... Ülkemizin gözbebeği yeşil vatanımız... Ekolojinin dengesi Milyonlarca hayvanının, haşaratın yeri, yuvası, barınağı... 
 

Bu nasıl bir kin? Nasıl bir gözü dönmüş lük? Nasıl bir vahşilik?  
 

Gezi’de tomanın üstüne çıkıp meydan düzenlemesi için ağaçların başka yere taşınmasına karşı çıkmak ile kahramanlık yaptığınızgibi“Ateşin Çocuklarına” ağzını açıp yapmayın demiyor/diyemiyorsunuz.  Dilinizin ucu bile kınayamadığınız gibi top yekûn destekten de geri kalmıyorsunuz. Tabi ki karakter ve tıynet meselesi…
 

Türkiye’de halkın arasında Türk-Kürt, Alevi -Sünni, Doğulu-Batılı gibi bir sorunu yok. Yıllardır yapay gündemler ile ekilmeye çalışılan fitne tohumları bu topraklarda yeşermedi. Ormanları yakan, buna destek verende Kürt kardeşlerimiz değil. Bu alçaklığı yapan bir avuç terörist ve onların uydusu, İblisin ve Kaosun çocukları... 
 

Bu ve benzeri olaylar iyot gibi herkesin art niyetini, gayesini, vatanseverliğinin kaç gram olduğunu apaçık ortaya çıkarıyor. Vatan evlatları tekvücut halinde birlik olmuşyangın söndürmek, yaraları sarmak için elinden geleni yapıyorken, bazıları utanmadan saçlarını tarıyor. 
 

Ne kuyruklu yalanlarınız ne kötü propagandalarınız ne manipülasyonlarınız artık halka sökmüyor. Siz saklamaya, yalan dolan ve manipülasyon ile gerçekleri örtmeye çalışsanız da halk bütün gerçekleri görüyor.

Ziraat Odaları gibi duyarlı sivil toplum kuruluşları yangın yerine ihtiyaç malzemesi göndermek için çırpınıyorlar, kendi aralarında organize oluyorlar. Çanakkaleli bir çiftçi: “yangın bölgesine gidecek araba varsa bende saman balyası göndereceğim” diye duyuru yapıyor. Bu eli öpülesi halk her şeyin farkında, artık kuru gürültüye, yalanlarınıza pabuç bırakmıyor... 
 
Kızılay’ın verdiği İBAN Numarasını tenkit edenler, “HELP TURKEY!” etiketi ile dostlarından yardım istemekte bir beis görmüyorlar... 


Oysa ki adresi belli olmayan ucu açık “HELP TURKEY!” yardım çağrısı yerine halkın sesine kulak verilebilmiş olsaydı her şey çok daha iyi olurdu.
 
Ama ülkenin kaderi bu. Birileri yakmaya, birileri söndürmeye, birileri kırmaya dökmeye, birileri de toplamaya çalıştı. Sonuçta kazanan kaos değil, kardeşlik ve milli birlik ve beraberlik oldu.


 

YORUMLAR

  • 0 Yorum