Özlenen halk adamı Müslüm Baba
Reklam
Reklam
Reklam
İSMET KOYUNCU

İSMET KOYUNCU

DOST'ÇA

Özlenen halk adamı Müslüm Baba

30 Ekim 2018 - 18:43

Cuma akşamı uzun zamandır beklediğimiz MÜSLÜM baba filmini izlemeye gittik. Giderken karmaşık ve hüzünlü duygulara sahiptik. Sonuçta 36 yıldır gece gündüz dinlediğim ve hayranı olduğum bir sanatçıydı. Bir dönemler yalnızca varoşların dinlediği sanılarak hor görülen, alt kesimin tarzı olduğu sanılan Arabesk şarkılar; Aslında ülke insanının gerçek kaderiydi.

Geçmiş yıllarda köy nüfusu yüzde 75 iken çocukların toprak paylaşımının yetersiz olması ile büyük kentlere göç olayının hızlanması ve şehirlerin kontrolsüz büyümesi ile büyük şehirlerin soğuk dişlileri ve acımasızlığı arasında ezilen, kaybeden ve umudunu yitiren insanların sığınacak bir limanı ve tesellisi olmuştu Müslüm Gürses şarkıları.

1969 Yılında yaptığı ilk plak ‘Sevda Yüklü Kervanlar’ 300 bin adet satarak rekor kırmıştı ve 44 yıl sahnede duygulara tercüman olan Müslüm Gürses vefatına kadar elinden mikrofonu bırakmadı. Hayatı filmlere konudur derdik yıllardır ve hayatı dediğimiz gibi film oldu. Babasının annesini öldürmesi, kız kardeşinin ve erkek kardeşinin de ölümüne sebep olması ne büyük bir acıdır. Düşünürken dahi Allah düşmanıma bile bu acıyı vermesin diye içimden geçirmeden edemiyorum.

Ve filmi izlerken ister istemez kendi çocukluk ve gençlik yıllarını da görüyorsunuz. Müslüm Gürses'in yeni albümünün çıkacağı gece yarısı Santral Garaja gelip oradaki kasetçilere sorup erken almanın heyecanını hala unutamam. Bu güzelliğin çok farklı bir lezzeti vardı.

İki saati aşan filmi soluksuz izliyoruz.

Müslüm Gürses'in çocukluğundan itibaren ömrünün son yıllarına kadar olan süreci anlatan filmi çok beğendim. Birçok farklı sahnesi sizi mutlaka etkileyecektir. Ancak benim en beğendiğim sahnelerden birinde geçen diyaloğu yazmak istiyorum. Müslüm Gürses çektiği acılar ve yaşadığı talihsiz kaza sonrası kendini toparlar ve Adana'da pavyonlarda şarkı söylemeye başlar. Programı biter odasında içki içmektedir. Kapı açılır ve içeri biri girer;

-Vay Müslüm Baba nasılsın helalin var

-Sağol sağol

-Beni tanımadın mı?

-????

-Yav ben Bahtiyar hani falan yerde resim çektirmiştik!

-Hatırlamadım

-Ben her gece buraya seni dinlemeye geliyorum

-Niye

-Seni seviyim şarkıların çok hoş

-Sağol sağol

- Müslüm baba içeride kaset yapımcıları var seninle konuşmak istiyorlar Yavuz Taner’miş adı

-Git konuş

-Ben mi?

-He sen

-Ya bu adam ne yer ne içer diye sorarlar?

-Simit yer de bak (masada simit var Müslüm simidi alıp ağzına atar)

-Müslüm baba olur mu ya?

-Olur olur hadi git konuş adam gibi para iste tamam derlerse beraber gideriz hadi!

Ve Bahtiyar gider pazarlığı yapar ve Müslüm Gürses'in de menejeri olur. Böylesine mütevazi bir insandı. Filmde bir iki yanlış gördük. Müslüm ilk yarışmaya gireceği zaman babası bu yarışmaya girmesin diye gece yatarken saçlarını keser, oysa bu filmde çalıştığı kunduracıda geçmekte.

Diğer konu ise 1989 yılı devasa Gülhane konserinde bir hayranı tarafından bıçaklanıyor. İzlediğimiz filmde bu da yanlış, oysa ben bizzat olayın canlı şahidiyim Müslüm Gürses'i ilk kez Büyük Kumla’da tek gecelik programda izlemiştim o gece bir A4 kağıdına Meyhaneci şarkısını yazıp kaldırmıştım. Baktı “Allahçı o şarkı burada gitmez” dedi.

Karşılıklı gülümsedik. Konser güvenliğini sahil askerleri sağlıyordu. Bir anda bir hayranı kordonu aşarak Müslüm Gürses'in ayaklarına kapandı. Müslüm Gürses ayaklarını çekerek kurtuldu “Estağfurullah biz de insanız uzaydan gelmedik” diyerek yürüdü.

Hayranı ise Müslüm Gürses'in bastığı yerleri öpmeye başladı. Bu sahneyi canlı gördüm filmde de geçiyor, Bu olaydan 15 gün sonra bu kez PTT’nin kuruluş yıldönümü kutlamaları için Taylan açık hava gazinosu konserine geldi ve biz yine en öne oturduk. Birkaç sanatçı çıktı fakat kimse umursamıyor her yer Müslüm baba tezahüratları ile inliyor ve Müslüm Gürses öne alınarak sahneye erken çıktı. 7 şarkı söyledi. Bu arada beni hatırladı ve gülümseyerek çok sevdiğim bir şarkıyı söyleyeceğim diyerek “Ben geldim” Meyhaneci şarkısını oturarak söylemeye başladı.

Bu esnada arkamızda iki kişinin konuşmasını duydum. “Sen ön tarafa geç Müslüm yaklaşınca sahneye fırlarsın” bu cümleyi duydum ve şüphelendim şahıs ön tarafa geldi. Çömeldi dikkatli bakıyorum göz kapakları hiç oynamıyor. Üstünde kot takım, saçları kısa ve boynunda askeri künye var. Arkadaşlarımdan biri “Biraz sıkışalım bu da otursun asker galiba!” dedi. Sağımda ve solumdaki arkadaşlara “Buna dikkat edin katil tipi var bunda” dedim ve Müslüm Gürses şarkıyı bitirip bize doğru gelince bu şahıs sahneye fırladı. O an belinden büyük bir ekmek bıçağını çıkardı.

Ayağını tuttuk ama sahneye düşünce kalkıp yürüdü. Arada iki kişi vardı birer yumruk vurdu. O esnada biz sahneye çıkmak isterken polisler bizi tuttu, “Eyvah Müslüm baba gitti” diye bağırdım. O an çok enteresan bir şey oldu. Müslüm Gürses bıçakla gelen kişiden hiç ürkmedi soğukkanlılıkla bekledi ve saldırgan yaklaşınca sağlam bir yumruk vurdu ve şahıs o an afallayınca diğer hayranlar zaman kazanıp sahneye fırladı. Bıçağı bir kaç kez salladı ve yere düşünce linç edilircesine dövülmeye başlandı. Polisler saldırganı zor kurtardı.

Müslüm Gürses krem gömlek beyaz pantolon giymişti yara alsa belli olur diye düşündüm kan izi göremedim. Kulise doğru gitti. Dönüp seyircilere bir baba selamı verdi. Ardından sahneye bir dansöz çıktı gitti ve Yunus Bülbül geldi bu kez sahneye ve “Arkadaşlar hiç merak etmeyin Müslüm Baba Allaha şükür sapasağlam” dedi. Olayın ardından aldığımız bilgiler ise saldırganın askerden hava değişimine geldiği, konser öncesi hap ve alkol aldığı, Müslüm Gürses'i bıçaklayıp isim yapma derdinde olduğuydu. Müslüm Gürses ise saldırganı affetmiş ve yıllar sonra bir röportajında Bursa'da konserde bacağından yaralandığını iade etmişti, dediğimiz gibi bu olayın canlı şahidi olduk.

Timuçin Esen Müslüm Gürses'i Zerrin Tekindor ise Muhterem Nur'u harika oynamış çok beğendim. Bursalı aktör Erkan Can, Müslüm Gürses'in hocası Limoncu Ali'yi her oynadığı rol gibi mükemmel oynamış. Çocuk yıldız Şahin Kendirci ise Müslüm babanın çocukluğunu hem iyi okumuş hem tam benzemiş. Ya gariban annesi diye baktığımız da Ayça Bingöl tam çilekeş bir Anadolu kadını rolünün hakkını vermiş. Her şey harika diyebilirim. Müslüm Baba filmini bir kez değil bir kaç kez izlemelisiniz.

Günümüzün modern dervişi ve bir Yunus Emre hayranı Müslüm Babayı gördük, dinledik, yaşadık. Biz kendisinden çok razı olduk Yüce yaradan da ondan razı olsun. Ruhu şad mekanı cennet olur inşallah...
Esen kalın.

YORUMLAR

  • 0 Yorum