Hedef Alevi-Sünni Çatışması mı?
  • Reklam
YEKTA YAKTI

YEKTA YAKTI

GÜNÜN YAZISI

Hedef Alevi-Sünni Çatışması mı?

30 Kasım 2019 - 12:35

Selçuk Özdağ'ın, anlattığı hatırasını dikkatlice okuduğumuzda, İzmir'de Aleviler üzerinden yeni bir çatışmanın ortamı mı hazırlanıyor? Sorusuna cevap bulabiliriz.

İzmir'de  Alevi Vatandaşın evinin duvarına yazılan yazıya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere siyasi partililer başta olmak üzere Türkiye'nin her tarafından tepki geldi.

İzmir'de gündeme gelen ve Alevilere yönelik provokasyonla gündeme taşınmak istenen Alevi-Sünni kavgası yeniden mi ortaya çıkarılmak isteniyor, sorusu ile 12 Eylül öncesinde yaşanan olayları hatırlatıyor.



Dün, Manisa 24.25 ve 26 dönem milletvekili ve Türkiye Cumhuriyeti'nin 62.63. Başbakanı Ahmet Davutoğlu ile yeni parti çalışmalarını yapan Selçuk Özdağ, www.enpolitik.com'da yayınlanan bir hatırasını gönderdi.
Selçuk Özdağ'ın, anlattığı hatırasını dikkatlice okuduğumuzda, İzmir'de Aleviler üzerinden yeni bir çatışmanın ortamı mı hazırlanıyor? Sorusuna cevap bulabiliriz.

Selçuk Özdağ, 12 Eylül öncesi gazeteci olarak, dönemin MİT Başkanı Fuat Doğu röportaj yapıyor. Fuat Doğu, Özdağ'a ' MİT başkanlığı değil, CIA'nın şube müdürlüğünü yaptığım' diyor.

12 Eylül öncesinde yaşanan Alevi-Sünni ve Sol- Sağ çatışmalarının araştırılması için 2012'de kurulan Darberi ve Muhtıraları Araştırma Komisyonun Başkanı Selçuk Özdağ, o günlerde olaylara tanıklık eden bir çok yetkiliyi dinledi.

Dinlenen isimler arasında, dönemin İçişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş'te vardı. Manisa 24-25-26 dönem milletvekili Selçuk Özdağ'ın sorduğu sorulara cevap verirken 12 Eylül darbesininde, 'Uluslar arası güçlerin mekezinde hazırlandığını, ABD'nin desteklediğini ve  CIA'nın da işin içinde olduğunun da altını çizmişti.

GÜNEŞ '12 EYLÜL'E DOĞRU GÖTÜRÜLDÜK'

Bugün İzmir'de sahneye konmak istenen Alevi- Sünni çatışmasının, o günlerde Kahramanmaraş, Çorum gibi olaylar ile ortaya konduğunu anlatan Hasan Fehmi Güneş, 'bazı siyasi liderlerin, basının önünde Ecevit Hükümeti'ne "Bırakın, beceremiyorsanız askere teslim edin" çağrıları yaptığını belirtti. 

12 Eylül'ün, sadece yerli bir proje, yerli bir senaryo olmadığını belirten Hasan Fehmi Güneş' 'Uluslararası güçteki merkezlerin hazırladığı, bana sorarsanız CIA'nın da içinde olduğu, ABD'nin desteklediği bir projeydi' görüşünü dile getirdikten sonra ilginç bir olayı anlattı.

'Dönemin Amasya Belediye Başkanı beni bakanlığım döneminde aradı. Bir ABD'linin şehirde gezdiğini ve randevu talebinde bulunduğunu söylediğini aktardı. Güneş, ABD'linin, "Bölgede bir çatışma çıksa sağ sol, Alevi-Sünni, işçi işveren çatışması mı çıkar- Aleviler‘in gücü, sol örgütlenmeler nedir, sendikalar güçlü mü-" yönünde sorular yönettiğini anlattı.

Bir gazetecinin, 'Bir ABD'li geziyor, haberiniz var mı ? diye sorduğunun söyleyen Hasan Fehmi Güneş' 'Haberimiz var, izliyoruz' dediğini ifade etti. 

Haberin gazetede çıkmasından sonra, ABD Büyükelçiliğinin ayağa kalktığını ve   'Türk diplomatları, ABD'de istediği yerde geziyor, bu bize saldırı" diye tepki gösterdiklerini söyledi. Hasan Fehmi Güneş' biz bu kişinin Türkiye'ye değil, Kıbrıs'a akredite olan bir CİA ajanı olduğunu tespit ettik. ABD gösterdiği tepkiden bunun üzerine vaz geçti.

Özdağ 'Karşımızdaki güçten korktuk'

Darberi ve Muhtıraları Araştırma Komisyonun Başkanı Selçuk Özdağ'ın sorduğu bir soru üzerine,  Güneş’in verdiği bir bilgi bugün hala tartışılmaktadır.

Gazeteci Soner Yalçın’ın “Kara Kutu” adlı kitabında da yazdığı bu konu da Hasan Fehmi Güneş, MİT’in o dönemki yapısıyla ilgili de bir fikir veriyordu.

Hasan Fehmi Güneş,  Manisa'da bir siyasetçinin öldürüldüğüne, yarım saat sonra ise karşı taraftan bir kişinin vurulduğuna işaret ederek, sözlerini, 'Bir cinayet işlendiğinde bunun öcünü almak, karar vermek, yarım saatlik bir olay değildir. Yarım saat sonra oluyorsa, bu ikisi birlikte planlandı demektir.

Her iki tarafın kullandığı silahlar elimizdeydi, sağcılar, solcular aynı silahı kullanmış olabiliyorlardı. Başbakan'a, 'Öğrenci, sendika üyeleri gibi amatörlerin yapacağı iş değil, daha büyük bir güçle muhatabız, ona ulaşmamız lazım' dedim. 

MİT'e 'İstihbarat verin' dedim, MİT Başkanı'na gittim, 'Bana istihbarat vermiyorsunuz' dedim. Kahramanmaraş olaylarında, MİT'in olumsuz rolünü göreceksiniz. O gün MİT, askeri bir yapı. Başbakan'a bağlı olması şeklen, o gün aslında Genelkurmay'a bağlıdır'dedi.

Darberi ve Muhtıraları Araştırma Komisyonun Başkanı Selçuk Özdağ'ın ' bir kanun değişikliğiyle bu yapıyı düzeltmeyi düşünüp düşünmediğini sorması üzerine Güneş, 'Yapamadım, Başbakan da yapamadı. Korktuk, karşımızdaki güçten'ten karşılığını verdi.

Komisyonun, tarihi bir görev yaptığını dile getiren Güneş, üyelerden özel harp dairesini incelemelerini istedi. Güneş, "Özel harp dairesi konusu, birinci derece sizin ilgilendiğiniz alanı aydınlatmada ulaşılması gereken bir konu. 

Bugün nerededir, ulaşmak, eylemlerini ortaya çıkarmak lazım. Devlet o yüzden halkından özür dilemeli. Kenan Evren zamanında, Köşkün içinde özel grup, bir istihbarat grubu faaliyet gösterdi mi, Evren'in damadı bu grubun neresindeydi, bu grup hangi olaylarla görevlendirildi, hangi cinayetlerde parmağı olabilir? Bunun cevabını bilmiyoruz'dedi.

Güneş, ülkesinin istihbarat teşkilatından bilgi alamadıkları için mesela 1 Mayıs ile ilgili İngiltere'den (Schotland Yard'tan) yardım istediğini, kendisinin ve Başbakan'ın bizzat ilgilendiğini, ancak net bilgilere ulaşamadıklarını söyleyerek dönemin devlet yönetimine hâkim olan çok başlılığa ve keyfiliğe işaret etti.

MİT’in o dönemlerde CIA’ye angaje bir yapıda olduğuna değinen Güneş’i doğrulayan bir olay da yine Darberi ve Muhtıraları Araştırma Komisyonun Başkanı Selçuk Özdağ'ın anlattığı bir hatıra ile gündeme gelmişti.
Selçuk Özdağ, 12 Eylül sonrası gazeteci sıfatı ile Dönemin meşhur MİT Başkanı Fuat Doğu (bir dönem adı Milli Emniyet Hiz.) ile bir röportaj yapmıştı.

Bir ara Fuat Doğu Selçuk Özdağ’a kendisinin, 'MİT başkanlığı değil CIA’nın şube müdürlüğünü yaptım' demesi dönemin ABD-Türkiye ve istihbarat teşkilatları arasındaki ilişkinin boyutunu gözler önüne sermekteydi.

Bugün İzmir'de Alevi vatandaşlarımıza yapılanları birde bu yönde değerlendirmekte fayda var. Alevi, Sünni çatışması kimin işine yarar!..



 

YORUMLAR

  • 0 Yorum