TANRININ TÜRKLERE TEBLİĞİ
ZEKİ YAKTI

ZEKİ YAKTI

DÜN'DEN BÜGÜNE

TANRININ TÜRKLERE TEBLİĞİ

05 Haziran 2019 - 10:00

Orta Asya’nın soğuk bozkırında tarih, M.Ö. 230’lu yılları göstermektedir. Çin kendini mutlak egemen olarak görmekte ve çevredeki uluslar üzerinde hakimiyet kurarak baskısını giderek arttırmaktadır. O dönemde Türkler, yaratıcı tarafından Oğuz Kağan ile ödüllendirilir. Doğduğu gün yaratıcının kutuna sahip olduğu ve çeşitli mucizelerin yaşandığı anlatılagelmiştir. Oğuz Kağan’ın bir yaşına gelmeden konuşmaya başlayıp, ok ve yayıyla avlandığı Türk destanlarında yer almaktadır. 

O dönemde Türkler’in Ongun inancı ve Tengricilik inancı, cisimlere ibadet etmelerini gerektirmekteydi. Bu cisimler kimi zaman bir hayvan heykeli kimi zamansa tahtadan oymalardı. Bu oymaların bir ruh taşıdığına inanılırdı. Zamanla bu durumun yanlış olduğunu düşünen Oğuz Kağan tek tanrı inancını benimsedi ve bu durumu yakınlarına açıklayamadı. Kendine eş seçerken şart olarak tek tanrı inancını öne sürmesi babası Teoman’ın kulağına gitti ve Teoman (Kara Han) oğlunun ölüm fermanını ilan etti. Buna göre milletin inancına karşı gelen Oğuz Kağan ölümle cezalandırılacaktı.

Bunu öğrenen Oğuz “Babamdan yana olanlar orada kalsın, benden yana olanlar ise benimle gelsin” diyerek babasına karşı savaş ilan etti. Oğuz Kağan’ın din değiştirdiğini düşünen Türk ileri gelenleri Kara Han’ın yanında olmasına rağmen Oğuz Kağan M.Ö. 210’lu yıllarda savaşı kazandı ve inancı uğruna babasını yendi. Artık geriye en önemli görev kalıyordu: inandığı tek tanrılı inancı milletine yaymak ve batıl inançları yok etmek.

Tüm bu bilgileri bir sonuca bağlamak için öncelikle İslamiyet’teki tebliğ konusuna değinmek isterim. Tebliğ kelimesi bildiri anlamına gelir ve Allah’ın düşünebilen varlıklar üzerindeki bildirisini de kapsamaktadır. Kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’de tebliğin kimi topluluklara en açık biçimde iletildiği (ayın peygamber tarafından ikiye ayrılması olayı) kimilerine ise uyarı ve kitap olarak iletildiği  birçok ayette bildirilir. Nahl Suresi 36. ayette ise  bizlere her millete ve ümmete birer uyarıcı peygamberin gönderildiğini anlatmaktadır. 

Nahl Suresi 36 Ayet: “Andolsun, Biz her ümmete: "Allah'a kulluk edin ve tağuttan kaçının" (diye tebliğ etmesi için) bir elçi gönderdik. Böylelikle, onlardan kimine Allah hidayet verdi, onlardan kiminin üzerine sapıklık hak oldu. Artık, yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların uğradıkları sonucu görün.”

Buna göre Oğuz Kağan’ın babası ile olan inanç savaşı ve ardından çoğunluğu cisme tapan topluluğuna tek tanrılı inancı yaymaya çalışması açık bir tebliğdir. Öyle ki tarih kitaplarında yer alan Türklerin eski inancıyla islamiyetin  benzerliği konusu Oğuz Kağan’ın milletine tebliği ile daha detaylandırılacaktır. Tüm bu parça bilgiler bir araya geldiğinde göstermektedir ki tarih ve tarihimiz henüz keşfedilmeyi beklemekte ve her zaman dinamik bir biçimde geleceğe yön verebilmektedir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum