• Reklam

Yunanistan Anayasasında Yapılan Laiklik karşıtı "Seküler" Değişiklikler Neyin Habercisi!

Yunanistan Anayasasında Yapılan Laiklik karşıtı "Seküler" Değişiklikler Neyin Habercisi!
24 Ekim 2021 - 15:32
 
Yunanistan’da Yaklaşık 10 bin din adamının devlet memuru statüsüne son verilmesini, devletin yılda 210 milyon Euro olan din adamlarının maaşlarını ödenek şeklinde kiliseye tahsis etmesini, kilisenin milyarca Euro olarak hesaplanan gayrimenkullerinin kurulacak yeni bir fona devredilmesini ve bu gayrimenkullerin değerlendirilmesinden sağlanacak gelirin devlet ile kilise arasında paylaşılmasını öngörüyor. Anlaşmada bağımsız Yunanistan Kilisesi, ülkedeki tüm kiliselerin üzerinde yetkiliymiş gibi gösteriliyor. Oysa Ege’de Oniki adalar ve Girit adası hem ruhani hem de idari, Kuzey Yunanistan’ın Batı Trakya ve Yanya bölgeleri ise ruhani açıdan Fener Patrikhanesi’ne bağlı bulunuyor.Fener Patriği de veryansın ediyor...

* Sekularite;  laikliğe aykırı olup, bir tür din düşmanlığıdır!

* Diyanet Başkanlığı Laikliğin sigortası ve Devletçilik ilkesi gereği kurulmuş bir  Cumhuriyet kazanımı kurumlarımızdan biridir.

*  “SEKULARİZM” EŞİT DEĞİLDİR ”LAİKLİK”

Türkiye’de de buna benzer tartışmalar yakın zamanda gündeme gelecektir.
"İslam’da ruhban sınıfı yoktur. Dolayısıyla imama devletin maaş ödemesine de gerek yoktur.
"Dini grup ve cemaatleri devlet aygıtı ile ilişkilerini keselim" diyorlar...
Kardeşim, siz dalga mı geçiyorsunuz? Atatürk'ten kendinizi daha mı akıllı zannediyorsunuz? Bu konular eskiden de gündeme geldi. Ve sonunda, Laiklik ilkesi benimsendi.
Türk toplumuna en uygun sistem olduğu için ve aynı zamanda Devletçilik ilkesi gereği de durum budur.
Laiklik; din ile devlet işlerinin ayrılması ve birbirine karıştırılmaması teorik önermesi üzerine dayalıdır. Yani iki olgu vardır ve bu iki olguyu birbirine karıştırmama sanatını ve devlet kültürünü, bilinç düzlemini ifade eder. Dolayısıyla bu iki olgudan (varlık alanından) biri olmazsa zaten karıştıracak bir şey de kalmaz.
Açıkça söylemek gerekirse masonik bir proje olan sekülarite dayatması karşısında Kemalistler Laiklik ilkesine sonuna kadar savunacaktır.
Sekülarite projesi; dini grup ve cemaatleri devlet finansından mahrum bırakarak onları doğal entropi sürecine terk ederek eritmek amaçlı da olsa, tam tersine himmet mekanizması ile başıbozuk 1000'lerce tekkenin ileride kötü amaçlı kişiler eline geçtiğinde şer yuvasına dönme tehlikesini de yakın zamanda toplum ve devlet aygıtı olarak yeterince anlamış olmalıydık diye düşünüyorum.
İmam olan görevli kişi namaza “refakat” eden kişidir. İmam, ruhban sınıfını da temsil etmez. Evet...
Bu kişinin maaşını da devletin ödemesinin, ibadet yerlerinin bakım ve masraflarının ödenmesinin ne dinimize ne devletimize bir zararı olmadığı gibi aksine bir hüküm de yoktur.
Ancak Diyanet İşlerinin tekrardan revizyonunun yapılması hakim mezhebin dışındaki diğer dini organizasyonlara da kapılarını açmaları sağlanmalıdır. Bu konuda yasal düzenlemeler gecikmişte olsa yapılmalıdır.
Sekularizmi savunan bu muhteremler aynı öneriyi; Katolik mabedi olan Vatikan'daki papa hazretleri içinde söylesinler de görelim bakalım. Papa hazretleri kendilerini arkalarından terlikle kovalamıyor mu? Görürüz o zaman.
Laiklik, secularizme alternatif olmadığı gibi aralarında sinpiyoz bir ilişki bulunan birbirinin aslında karşıtı iki farklı olgudur.
Türkiye seçimini Laiklikten yana yapmıştır. İşin özü de budur. Yani işin esası ve sırrı dengedir.
Umarım AKP ,CHP ve Saadet partisinin kurmayları bu numaralara gelmez. 15 Temmuz hainliği henüz hafızalarımızda sıcakken..!

Tahir Çalgüner

YORUMLAR

  • 0 Yorum